8 Mart 2012 Perşembe

Kalpli Muhallebi


Övünmek gibi olmasın ama yine tasarım harikası bir tarifle sizlerleyim. İnternette dolaşırken görmüştüm bunu yabancı bir sitede. Görür görmez de vurulmuştum.  Ben sadece şekil olarak alıp malzemeleri tamamen değiştirdim. Diğerinde hem kalplerde hem de muhallebide jelatin kullanılıyordu. Ben bildiğiniz annem usulü yaptım her ikisini de. Şekil verirken o kalpleri tepsiye dizip muhallebiyi üzerine dökmüş. Jelatinli olduğu için karışımı ilk etapta çok akışkan olmuş ve kalplerin arasına kolayca yerleşmiş ama benim muhallebim koyu kıvamlı olduğu için bu mümkün olmayacaktı. Ben de kalpleri sonradan yerleştirme yöntemini seçtim.
Renkli kısmı farklı kalıplarla, farklı aromalarla hazırlayabilirsiniz. Çocuklarınızın doğumgünlerinde ayıcıklı yapabilirsiniz mesela. Çocuklar bayılacaktır. Bu tarifi olduğu gibi kullanıp sevgililer günü, evlilik yıl dönümü veya eşinizin doğumgünü gibi özel günlerde de hazırlayabilirsiniz.
Afiyetle kalın…

Malzemeler:
  • Narlı Kalpler için;
  • 1 su bardağı nar suyu,
  • 1 su bardağı su,
  • 2 yemek kaşığı şeker,
  • 2 tepeleme yemek kaşığı nişasta.
Muhallebi için;
  • 1 lt süt,
  • 1/2 su bardağı un,
  • 1/2 su bardağı nişasta,
  • 1 çay bardağı şeker,
  • 1 tatlı kaşığı tereyağ,
  • 1 paket vanilya,
Hazırlanışı:
  1. Narlı jöle için nişasta ve suyu bir kaba alıp nişastayı ezin,
  2. İçine nar suyunu ekleyip karıştırın,
  3. Şekeri de ekleyerek ocağa alın ve koyulaşana kadar pişirin,
  4. Ateşten alıp soğuk suyla duruladığınız 18 cm’lik bir kaba boşaltın,
  5. Soğuyup donana kadar bekleyin,
  6. Muhallebi için tereyağ dışındaki muhallebi malzemelerini bir tencereye alıp iyice çırpın,
  7. Ocağa alıp koyu bir kıvam alana kadar karıştırarak pişirin,
  8. Ateşten alıp tereyağı ekleyin ve eriyene kadar karıştırın,
  9. İlk sıcağı çıkana kadar sürekli çırpın,
  10. Küçük borcamı soğuk suyla durulayıp muhallebiyi içine boşaltın,
  11. Jöleyi ters çevirip kabından çıkarın,
  12. Kalp şeklindeki kalıbı jöleye batırıp altından bir spatula ile destekleyerek  kalbi alın,
  13. Kalıpla birlikte muhallebinin içine koyun,
  14. Kalbin üzerinden bastırarak kalp muhallebinin içinde kalacak şekilde kalıbı muhallebinin içinden çekin,
  15. Jölenin tamamını bu şekilde dilimleyerek muhallebinin içine yerleştirin,
  16. Dolaba kaldırıp en az 2 saat bekletin.
Afiyet olsun…

Hamsi Kuşu

Aylar önce girdiğim hamsi kuşu nedir, ne değildir arayışının cevabı taa Trabzon’dan geldi sonunda. Buna hamsi mücveri de diyebiliriz bence. Öğrendim rahatladım sonunda:) İçli Poğaçanın mimarı sevgili Zeynep Teyze yine döktürmüş. Tekrar tekrar teşekkürlerimi iletiyorum buradan.
Afiyetle kalın…


Malzemeler:
  • Yarım kilo hamsi
  • 2/2,5 su bardağı mısır unu
  • 1 bağ pazı
  • Yarım demet maydanoz
  • 2 tane yumurta
  • 1 paket kabartma tozu,
  •  tuz, kırmızı biber, nane.
Hazırlanışı:
  1. Hamsilerin kılçıklarını ayıklayın,
  2. Malzemeleri karıştırıp, yoğurun,
  3. Hazırlanan karışımı yayvan köfteler haline getirin,
  4. Hazırlanan hamsikuşlarını kızgın yağda kızartın.
Afiyet olsun…

Kremalı Lahana Çorbası


Lahana hapları çıkmadan önce lahana diyeti diye birşey vardı. Belli bir süre boyunca sürekli lahana çorbası yemeniz gerekiyordu yanlış hatırlamıyorsam. İşte o çorba bu çorba kadar lezzetli olsaydı eğer şimdi herkes filinta gibi dolaşıyordu ortalıkta. O çorbada yanlış birşeyler vardı kesin. Herkes ne kadar kötü koktuğundan şikayet eder dururdu çünkü. Kimse bu diyeti sonuna kadar götürüp randıman alamadığından olsa gerek modası geçti bir süre sonra. Hemen arkasından lahana hapları çıktı zaten. Onlar da ilk etapta yoğun rabet görse de daha sonra yerini elma krom, biber hapı, altın çilek gibi ürünlere bıraktılar.
Tarih tekerrürden ibarettir derler ya haplarla zayıflanamayacağı görülünce tekrar diyetlere dönüldü. Şimdi moda dukan diyeti, karatay diyeti, taş devri diyeti… Zayıflama sektöründeki trendler kısa sürede köklü değişimler gösterseler de bu süreç içerisinde değişmeyen tek şey doğarken gen haritalarımıza yazılmış olan kilo düzeylerimiz. Ne kadar azim gösterirsek gösterelim 2 eksik 1 fazla da olsak belli bir kilo seviyesi var herkesin. Vücut mutlaka o kiloya geliyor eninde sonunda yine.
En basitinden bir Sibel Can örneği var yıllardır gözümüzün önünde. Her yaz verdiği kiloları toplasak kendisi gibi 3 kişi falan çıkar sanırım. Ama ne yapsa da geri alıyor sonunda o kiloları. Kısacası sağlıksız yöntemlerle sık sık kilo alıp vermek yerine, standartların biraz üzerinde olsa da sabit kiloda kalmak daha iyi.
Afiyetle kalın…
Malzemeler:
  • 2 su bardağı çok ince doğranmış lahana,
  • 2 adet havuç (küp küp doğranmış),
  • 1 küçük baş soğan,
  • 1/2 çay bardağı sıvıyağ,
  • 1 su bardağı süt,
  • 1 tepeleme yemek kaşığı un,
  • 4 su bardağı su,
  • Tuz.
Hazırlanışı:
  1. Soğanı yemeklik doğrayıp sıvıyağ ile kavurun,
  2. Lahana ve havuçları ekleyip yumuşayana kadar kavurun,
  3. Unu ekleyip kavurun,
  4. Süt ve suyu ekleyip karıştırın,
  5. Kısık ateşte kıvam alana kadar pişirin,
  6. Tuzunu ekleyip ateşten alın.
Afiyet olsun…

Ispanaklı Fırın Makarna


Dün yaşadığım rahatsızlıktan dolayı sizlerle birlikte olamadım. Pazartesi sendromunu yaşamaya vaktim olmadığı için bu hafta, sendromumu da salıya devretmiş bulundum. Hastalığın da tamamen geçmediği düşünüldüğünde kısacası bugün zor bir gün olacak benim için. İnsanların iyi günleri olduğu gibi kötü günleri de oluyor her ne kadar istemesekte. Allah dermansız dert vermesin deyip geçiyoruz bugünkü tarifimize.
Dün hastaydın ne ara yaptın bunu diyecek birçok kişi biliyorum. Paylaştığım tarifler bir önceki gün akşam yemeğinde yediğimiz yemekler olmuyor sanılanın aksine. Şu an uzun süredir yayınlanmayı bekleyen bir sürü tarifim var örneğin. Hatta bugün de haftalar önce yapmış olduğum bir yemeğin tarifini yayınlıyorum.Yeri gelmişken birkaç noktaya daha açıklama getirmek istiyorum aslında.
Sık aldığım yorumlardan biri de eşimin çok şanslı olduğu yönünde. Benim eşim kendi şansını kendi yaratıyor. İş paylaşımının iyi yapıldığı ve herkesin üzerine düşen görevi hakkını vererek yaptığı bir evde iyi yemekler yemek şans değildir.
Son olarak benim işten geldikten sonra nasıl üşenmeden mutfağa girdiğimi merak edenler için  şunu söylemek istiyorum; hem 25 kuruş, hem şoför arkası diye bir şey yoktur:) Bu yüzden şoför arkasına oturmak için parama kıyıyorum. Diğer bir deyişle iyi yemek için vakit ve emek harcamayı göze alıyorum.
Afiyetle kalın…
 
Malzemeler:
  • 1 demet ıspanak,
  • 1 adet küçük boy soğan,
  • 1/2 paket boncuk makarna,
  • 1 su bardağı beyaz peynir,
  • 2 su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri,
  • 1 adet yumurta,
  • 2 su bardağı süt,
  • Sıvıyağ,
  • Tuz,
  • Karabiber.
Hazırlanışı:
  1. Soğanı yemeklik doğrayıp sıvıyağ ile kavurun,
  2. İnce kıydığınız ıspanağı ekleyip suyunu çekene kadar kavurun,
  3. Makarnayı haşlayıp süzün,
  4. Yumurta ve sütü derin bir kaba alıp iyice çırpın,
  5. İçine makarna, ıspanak, beyaz peynir, tuz ve karabiberi ekleyip iyice karıştırın,
  6. Altını yağladığınız fırın kabına alıp ve üzerine rendelenmiş kaşarı yayın,
  7. 210 derecede ısıttığınız fırına verip üzeri kızarana kadar pişirin.
Afiyet olsun…

Berliner


Haftasonu kahvaltılarınıza veya akşamüstü atıştırma saatlerinize hazırlayabileceğiniz çok keyifli bir tarif bu. Adından da anlaşılacağı üzere bir çeşit Alman pastası. İç malzemesi olarak çeşitli reçeller kullanılabileceği gibi çikolata veya vanilyalı puding de kullanılabilir. Benim hazırladığım şekilde iç malzemesi önceden konulabileceği gibi hamur kızartıldıktan sonra içine sıkma torbasıyla da sıkılabilir.  
Bir de ilginç bilgi vereyim. Tüm Almanyada Berliner Pfannkuchen yani Berlin pankeki olarak anılırken Berlin’de sadece Pfannkuchen olarak adlandırılır.

Çok değerli takipçilerimden Esma Hanım birkaç gün önce yolladığı bir mesajda benden berliner tarifi istemişti. Ben de yüksek kalorili bir yiyecek olmasından mütevellit misafirlerimin olduğu bir gün yapabileceğimi belirten bir cevap yazdım kendisine. Ama bilin bakalım ne oldu? Benim aklıma giren bir şey mideme girmeden rahat edemediğimden dolayı herşeyi göze alarak yaptım berlinerleri.
Zaten havalar böyle giderse bize misafir gelene kadar berliner yapacağımı da unuturum ben. Konuyu havalardan açınca sabah yaşadıklarım geldi aklıma. Daha önce yazılarımdan birinde şoförlerden yayalara karşı saygıları davranmalarını rica etmiştim. Davranmayanlara içten içe ettiğim beddualardan da bahsetmiştim sanırım. Yine kar sonrası çamur travmasının yaşandığı bir Ankara sabahında hem ters yola girip hem de beni çamura bulayan araç sürücülerine en derin duygularımı ilettim bugün. Ama suç bende aslında, asıl suç başka sürücülerin hakkını yiyip ters yola giren bir adamın benim hakkıma saygı göstermesini beklemenin ne kadar yersiz olduğunu kavrayamayan şu zihnimde.

Neyse efendim konumuza gelecek olursak; ben berlinerlerin hamurunu fotoğrafta görünen kalınlıkta açtım ve yaklaşık 10 cm çapındaki bir saklama kabının ağzı ile kestim. Kesme kalıbının boyutu uygundu ama biraz ince açmışım sanırım hamuru. Daha pofuduk berlinerler için bundandaha kalın açabilirsiniz siz hamurunuzu. Kızartma yağını  iyice kızdırdıktan sonra ocağın altına yarısına kadar kısın. Çok sıcak yağa atarsanız hamurlarınızı haşlanırlar, yani dışları pişer ama içleri hamur kalır. Çok ısınmamış yağa atarsanız da çok yağ çekerler ve kabarmazlar.

Malzemeler:
  • 1 yumurta,
  • 1 yemek kaşığı tereyağ,
  • 3/4 su bardağı ılık süt,
  • 1/4 su bardağı ılık su,
  • 1 küçük paket instant (toz) maya,
  • 1/4 su bardağı şeker,
  • 4-5 su bardağı un,
  • Kızartmak için yağ,
  • İçi için vişne reçeli,
  • Üzeri için pudra şekeri.
Hazırlanışı:
  1. 3 su bardağı unu derin bir karıştırma kabının içine alın,
  2. Ayrı bir yerde süt, su ve erimiş tereyağını karıştırın,
  3. Şeker ve mayayı una ekleyerek karıştırın,
  4. Ortasını çukur yapıp yumurtayı kırın ve yavaş yavaş karıştırmaya başlayın,
  5. Sütlü karışımı da yavaş yavaş ekleyerek hamuru yoğurmaya başlayın,
  6. Çok sert olmayan bir hamur elde edene kadar yoğurun,
  7. Üzerini unlayıp bir bezle kapatın ve ılık bir köşeye alın,
  8. Hamur iki katına çıkana kadar dinlendirin,
  9. Hamuru ikiye bölüp bir parçasını unladığınız tezgahta açın,
  10. İstediğiniz büyüklükte yuvarlak bir kalıpla parçalar kesin,
  11. Ortasına 1 tatlı kaşığı reçel koyup kenarlarına yumurta akı sürün,
  12. Başka bir parçayı üzerine kapatıp kenarlarının iyice yapıştığından emin olun,
  13. Bütün hamuru bu şekilde hazırladıktan sonra tavada yağı harlı ateşte kızdırın,
  14. Yağın kızdığından emin olduktan sonra ısıyı yarıya düşürün,
  15. Berlinerlerinizi yağın içine yavaşça bırakın,
  16. Altını üstünü iyice kızartıp bir süzgece alın,
  17. Yağı iyice süzüldükten sonra servis tabağına alın ve üzerine pudra şekeri serperek servis yapın.
Afiyet olsun…